Otizmli bir çocuğun kardeşi, zaman zaman anne ve babasının ilgisinin büyük bölümünün diğer çocuğa yöneldiğini düşünebilir. Eğitim seansları, günlük bakım ihtiyaçları ve zorlayıcı davranışlarla ilgilenilirken kardeşin duyguları gözden kaçabilir. Kardeşin sessiz kalması, kıskançlık göstermemesi veya tek başına vakit geçirmesi her zaman durumdan etkilenmediği anlamına gelmez.
Aileler her çocukla ayrı zaman geçirmeli, kardeşe yaşına uygun ve anlaşılır bilgiler vermeli, onu bakım sorumluluğunu üstlenen bir yetişkin konumuna yerleştirmemelidir. Kardeşin üzüntü, öfke veya kıskançlık gibi duygularını ifade etmesine izin verilmesi gerekir. Bu duyguların ayıplanması yerine anlaşılması, aile içindeki güvenli iletişimi güçlendirebilir.
Ortak oyunlar, iki çocuğun da yapabileceği basit etkinliklerle başlatılabilir ve olumlu iletişim girişimleri desteklenebilir. Sağlıklı kardeş ilişkisi, kardeşlerden birinin sürekli fedakârlık yapmasına değil, her iki çocuğun da ihtiyaçlarının görülmesine, sınırlarının korunmasına ve aile içinde dengeli ilgi sunulmasına dayanır.