Otizmli çocuklarda yemek seçme davranışı her zaman inat veya şımarıklık olarak değerlendirilmemelidir. Yemeğin kokusu, dokusu, sıcaklığı, rengi, tabağa yerleştirilme biçimi ya da çiğneme güçlüğü çocuk için rahatsız edici olabilir. Yalnızca birkaç yiyeceği kabul eden bir çocuğu zorlamak, öğün saatlerini çatışmaya dönüştürebilir ve yeni yiyeceklere karşı geliştirdiği kaygıyı artırabilir.
Yeni yiyeceklerle tanışma süreci küçük ve yönetilebilir adımlara ayrılabilir. Çocuğun önce yiyeceği masada kabul etmesi, dokunması, koklaması ve çok küçük miktarda tatması ayrı beceriler olarak ele alınabilir. Çocuğun kabul ettiği yiyeceklerden hareketle benzer renk, doku veya tada sahip yeni seçenekler aşamalı biçimde sunulabilir.
Duyu bütünleme çalışmaları ve bireysel eğitim, yemek seçme davranışının altında bulunan duyusal veya davranışsal nedenlerin anlaşılmasına yardımcı olabilir. Ancak büyüme geriliği, kilo kaybı, yutma güçlüğü veya ciddi beslenme sorunu varsa yalnızca davranışsal yöntemlere başvurulmamalı, çocuk doktoru ve ilgili sağlık uzmanlarının değerlendirmesi geciktirilmemelidir.